Geleneksel Tıp Eğitimlerimiz

UZMANLARIMIZ

Prof.Dr.Ali GÜRLÜK

Geleneksel Tıp Profesörü

Prof. Dr. Ali GÜRLÜK: Geleneksel Tıp ve Nükleer Tıp Alanlarında Uzman

Saygın uzmanımız, geleneksel tıp ve nükleer tıp alanlarında sahip olduğu uzmanlıkla tanınır. Dört kitap yazarı olan Prof. Dr. Ali GÜRLÜK, bilgi ve deneyimini sağlık alanında sizin için kullanıyor.

Hastalıkların teşhisinden tedavisine, sağlığın korunmasından iyileştirilmesine kadar geniş bir yelpazede hizmet sunan Prof. Dr. Ali GÜRLÜK, geleneksel ve modern tıp bilgilerini birleştirerek size en iyi sağlık hizmetini sunmayı amaçlar.

Prof. Dr. Ali GÜRLÜK ve diğer uzmanlarımız, sağlığınızı korumanıza ve geliştirmenize yardımcı olmak için buradadır. Daha fazla bilgi almak ve randevu almak için bizimle iletişime geçin

HACAMAT

hacamat, kandaki toksinleri emen ve bu yolla vücuttan atan, kan dolaşımını hızlandıran, kılcal damarlardaki kirli kan için gerçekleştirilen ve kan damarlarındaki tıkanmaları açmak için kullanılan bir uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır. Hacamat uygulaması, vücudun belli başlı bölgelerine kupalar yerleştirilerek, bazı uygulamalarda küçük kesiler yapılarak gerçekleştirilmektedir. Genellikle sırt, omuz ve kafa bölgesine uygulanan, deride bir kesi oluşturularak gerçekleştirilen negatif basınç uygulaması düzeneğiyle kanın emilmesi amaçlanmaktadır. Aynı doğrultuda, kuru hacamat adı verilen ve deride kesi yapılmadan gerçekleştirilen negatif basınç uygulamaları da söz konusudur.

Kan dolaşımını artırır.

Toksin ve zararlı maddelerden arındırır.

Bağışıklık sistemini güçlendirir.

Lokal ağrıları hafifletir.

Cildi temizler ve iyileştirir.

Hacamat tedavisi gerektiren hastalıklar baş gösterdiğinde yapılabilir. Bu hastalıklar ise şöyledir:

Baş ağrısı, migren ve sinüzit şikayetlerinde boyun bölümüne,

Tembellik, yorgunluk, stres ve halsizlik durumlarında sırt bölümüne,

Sırt ağrısı, bel ağrısı durumlarında sırt ve omuz bölgelerine,

Bacak ağrısı ve huzursuz bacak için bacaklara uygulanır.

Huzursuz bacak sendromu tedavisinde kullanilmaktadir

SÜLÜK TEDAVİSİ

Sülük tedavisi (Hirudoterapi) tıbbi sülükler yardımı ile çeşitli hastalıkların tedavisinde antik çağlardan beri kullanılan kullanılan en eski yöntemlerden biridir. Bilinen 600’ün üzerinde sülük türü vardır fakat bunlardan sadece “Hirudo medicinalis” cinsi tıbbi sülük olarak kullanılmaktadır. Sülük tedavisi terapi amaçlı kan alma ilkelerine dayanır. Bir kişi belli bir miktarda kan kaybederse kan dolaşımı daha az yük alır ve kan basıncı normale döner. Taze kan akışı oksijen ve besin maddelerini daha sağlıklı bir şekilde taşıyarak ağrı kesici ve ödemin giderilmesine katkıda bulunur. Sülük çeşitli organlara biyolojik açıdan aktif noktalarda deri yoluyla ısırıyor. Sülük hastaya uygulandıktan sonra ilginç bir şekilde sülük doğru noktayı buluyor, cildi ısırarak deliyor. Bu sırada kan emiliyor ve sülüğün şifa verici maddeleri kan dolaşımına enjekte oluyor. Kana enjekte olan salgılar 100’den fazla biyolojik olarak aktif madde içeriyor. En önemlileri hirudin, lipaz, serotonin, hiyalüronidaz, antistazin vb..

Sülük tedavisinin kullanıldığı hastalıklardan bazıları;

  • Migren

  • Baş ağrıları

  • Yüksek tansiyon

  • Romatizmal hastalıklar

  • Felç

  • İyileşmeyen yaralar, ameliyat izleri

  • Karaciğer hastalıkları

  • Safra kesesi hastalıkları

  • Hassas Bağırsak Sendromu

  • Bazı kardiyovasküler hastalıklar

  • Peptik ülser hastalığı,

  • Kronik kabızlıklar veya ishal

Mizaç

Mizaç eğitimi, bireylerin kişilik özelliklerini, davranışlarını ve dünya ile olan ilişkilerini anlamalarına odaklanan bir öğrenme yolculuğudur. Bu eğitim, kişinin içsel dinamiklerini keşfetmesini ve bu bilgileri günlük yaşamına entegre etmesini sağlar.

Mizaç, bireyin doğuştan getirdiği eğilimleri, tepkileri ve duygusal yanıtları içeren benzersiz bir kombinasyondur. Mizaç eğitimi, bu temel özellikleri anlamak ve daha iyi yönetmek için araçlar sunar. Kişi, kendi mizaç tipini tanıyarak, kararlarını, ilişkilerini ve yaşam tarzını daha bilinçli bir şekilde şekillendirebilir.

Bu eğitim, farklı mizaç tiplerini keşfetmeyi, güçlü yönleri güçlendirmeyi ve zayıf yönler üzerinde çalışmayı içerir. Ayrıca, stresle başa çıkma stratejileri, etkili iletişim becerileri ve daha sağlıklı ilişkiler kurma konularında da rehberlik sunar.

Mizaç eğitimi, bireylerin hem kişisel hem de profesyonel hayatlarında daha bilinçli ve dengeli bir şekilde ilerlemelerine yardımcı olur. Kendinizi daha iyi tanımak ve içsel potansiyelinizi keşfetmek için mizaç eğitimine bir adım atın

Refleksoloji

Refleksoloji nedir?

El, ayak tabanı ve kulaklarda vücudun tüm bölümleri, organ ve bezleriyle ilgili yönlendirici refleks alanların mevcudiyeti prensibine dayanır. Bu refleks alanlara herhangi bir cihaz, malzeme, krem, losyon kullanmadan sadece basınç uygulanır.

Refleksoloji uygulanabilecek durumlar:

  • Stres, anksiyete

  • İrritabl Bağırsak Sendromu

  • Herhangi bir organik bozukluk tanımlanmayan kişilerde immün sisteminin güçlendirilmesi

  • Sindirim sistemi hastalıklarına ait bulantı, kusma, kabızlık gibi durumlar

  • Mekanik kas-iskelet sistemi ağrılar

  • Migren, gerilim tipi gibi organik nedenli olmayan baş ağrıları

  • Astım tedavisinde anksiyeteyi azaltarak destekleyici

  • Uyku bozuklukları

  • Hiperaktif detrüsor kasına bağlı idrar kaçırmada yardımcı yöntem olarak kullanma

  • Anksiyete bozuklukları, panik atak tedavisinde destekleyici

  • Hemipleji, serebral palsi, multiple skleroz gibi nörolojik kökenli hastalıklarda genel rehabilitasyon uygulamalarını destekleyici

  • Kanser ve kemoterapiye bağlı ağrı, bulantı, kusma gibi yan etkileri azaltmada destekleyici

  • Doğum ağrılarının azaltılması

Akupunktur

Akupunktur nedir?

İğne, lazer ışınları, elektrik stimülasyonu, kupa, kulak için tohum, iğne ya da manyetik topçuklar, termik stimülasyon, akupres ve ses veya elektrik veya manyetik titreşimler gibi uyarı yöntemleri ile vücuttaki bulunmuş özel noktaların uyarılması suretiyle yapılan uygulamaları ifade eder.

Vücut akupunkturunun en sık kullanıldığı alanlar

  • Kas – iskelet sisteminin mekanik ağrısı

  • Eklem ağrıları

  • Migren, gerginlik tipi ve organik olmayan diğer baş ağrıları

  • Diş ağrıları

  • Nöropatik ağrılarKas spazmı

  • Bel fıtığı akut konservatif dönem ve kronik dönem bel ağrılarıİlaç yan etkisine bağlı, taşıt tutması

  • Gebelikle ilgili bulantı ve kusmalar

  • Fonksiyonel gastrointestinal sistem bozuklukları; kabızlık, motilite bozuklukları, reflü

  • Alerjik rinit bulguları

  • Dismenoreİnfertilite

  • Polikistik over sendromu

  • Premenstruel sendrom

  • Doğum ağrısı

  • Uyku bozukluğu

  • Eksojen obezite tanısı almış hastada diyete uyum

  • Obezite

  • Alerji

  • Egzama ve cilt kuruluğuna bağlı kaşıntı

  • Sigarayı bırakma

  • Anksiyete

  • Gece işemeleri

  • Kemoterapi ve Radyoterapiye bağlı bulantı, kusma, ağrı, ağız kuruluğu

  • Vertigo

  • Geriatrik hasta

  • Solunum sisteminin kronik hastalıkları

  • Genel iyilik halinin oluşması ve sürdürülmesine yardımcı olma

  • Progresif nörolojik defisiti olmayan ve kauda ekuina saptanmayan sinir kökü irritasyonları

  • Alkol bağımlılığı tedavisi

  • Çocukta ekstubasyon sonrası solunum sıkıntısı

  • Kronik göz hastalıklarında hastanın tedaviye uyumunun artırılması

  • Unutkanlık ve hafıza problemlerinde yaşam kalitesinin artırılması

  • Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluklarıİdiopatik ve Sjögren hastalığına bağlı göz kuruluğu

  • İnmeye bağlı kısmi felçlerde kas kontraktürleri veya güçsüzlüğü

  • Depresyon

  • Hemoroit

  • Astım

  • Kulak akupunkturunun en sık kullanıldığı alanlar

  • 1- Lokomotor Sistem Hastalıkları

  • ServikaljiBirinci kot blokajı

  • Lumbalji, siyatalji

  • Sakroiliak eklem blokajı

  • Koksidinia

  • Tenisçi ve golfçu dirseği

  • Karpal Tunnel sendromu

  • Koksartroz

  • Gonartroz

  • Aşil tendiniti

  • Romatoid artrit

  • Fibromyalji

  • 2- Baş ağrıları (Migren, gerilim, demet baş ağrısı)

  • 3- Trigeminal nevralji

  • 4- Temporomandibuler eklem distonisi

  • 5- Alerjik hastalıklar

  • Alerjik astım

  • Alerjik rinit

  • Ürtiker

  • 6- Gastrointestinal sistem hastalıkları

  • Gastrit, mide ülseri

  • İrritabl barsak sendromu

  • Konstipasyon

  • Hemoroid

  • 7- Kardiovasküler sistem hastalıkları

  • Arterial hipertansiyon

  • Arterial hipotansiyon

  • 8- Ürogenital sistem hastalıkları

  • İrritabl mesane

  • Enürezis nokturna

  • Empotans

  • Premenstrüel sendrom

  • Premenapozal sendrom

  • İnfertilite

  • Hiperemezis gravidarum

  • 9- KBB hastalıkları

  • Sinüzit

  • Vertigo, kulak çınlaması

  • 10- Mental hastalıklar

  • Uyku bozuklukları

  • Anksiyete

  • Depresyon

  • Konsantrasyon bozuklukları

  • 11- Bağımlılıklar

  • Yeme bozuklukları (Obezite, anoreksi nevroza, bulimia)

  • Sigara ve alkol bağımlılığı

  • 12- Diğerleri

  • Skar toksikasyonları

  • Herpes Zoster

  • Serebral lateralite bozukluğu

  • Pediatrik hiperaktivite

  • Disleksi

  • 13- Fibromiyalji

  • Kronik yaygın ağrı

  • Uyku bozukluğu

  • Kognitif fonksiyon bozukluğu

  • Depresif ataklar

  • İrritabl kolon, atipik göğüs ağrıları, TMJ disfonksiyonu,l

  • Libido düşüklüğü

FİTOTERAPİ

Fitoterapi, geleneksel bitkisel tıbbi ürünler ve bitkisel ilaçlarla yapılan bir tıbbi tedavi yöntemidir. Bir veya daha fazla organıyla tedavi edici veya hastalıkları önleyici olabilen veya herhangi bir kimyasal-farmasötik sentezin öncüsü olabilen bitkiler. Fitoterapi kapsamındaki bitkisel preparatları; T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI İZİN VERİR.“ ” KAPSAMINDAKİ BİTKİSEL ÜRÜNLERE T.C. GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI TARAFINDAN İZİN BELGESİ VERİLİR.

Fitoterapi hangi rahatsızlıklarda kullanılmaktadır?

  • Migren, diğer baş ağrıları

  • Atardamar ve toplardamar kan dolaşımı bozukluğu

  • Kalp hastalıkları, tansiyon problemleri

  • Alerji, Cilt hastalıkları

  • Solunum yolları hastalıkları, Astım

  • Romatizma, Osteoporoz

  • Depresyon, Panik atakları, sinir hastalıkları

  • Uykusuzluk, değişik kriz dönemi problemleri

  • Üşütmeye yönelik hastalıklar, Grip (Üst Solunum Yolları Enfeksiyonları –ÜSYE)

  • Aşırı kilo, kilo alamama

  • Kadın hastalıkları, menstrual düzensizlik

  • Kadınlarda buhran dönemi, menopoza giriş zorlukları

  • Mide ve bağırsak rahatsızlıkları

  • Tiroid bezi hastalıkları

  • Kemoterapi sonrası tedavi

  • Şeker hastalığı

  • Böbrek ve idrar yolları, Vb.

  • Tıbbi çaylar

  • Macunlar

  • Bitkisel Kurlerin kullanımı ve hazırlanışı

AROMATERAPİ

Aromaterapi Nedir? Aromaterapinin Faydaları Nelerdir?

En rahatlatıcı tedavi yöntemlerinden olan aromaterapi nasıl yapılır ve faydaları nelerdir diye soranlar buraya!

Geleneksel tedavi yöntemlerinden biri olan aromaterapi faydaları sayesinde her geçen gün daha fazla insanı kendine çekiyor. Bilindiği üzere bitkilerin gücü, alternatif tedavilerden modern tıbba kadar birçok alanda kendini ispatlamış durumda. Bitkilerin uçucu yağları ile uygulanan aromaterapi ise hem tıp hem de güzellik alanında popülerliğinden ödün vermiyor.

Aromaterapi Tarihi

Aromaterapi uygulaması, yaklaşık 6 bin yıllık geçmişiyle günümüzde de şifa dağıtmaya devam ediyor. Aromaterapinin ilk olarak Mısırlılar tarafından mumyalamada kullanıldığı biliniyor. Aynı zamanda geleneksel Çin tıbbında da yer alan bu yöntemin güzellik amacıyla kullanılması ise Yunanlılara dayanıyor. Aromaterapinin banyo sonrası masaj olarak kullanımı da Roma döneminden itibaren görülüyor. Günümüz modern tekniklerini ise Fransız Kimyager Dr. René-Maurice Gattefossé’ye borçluyuz.

Aromaterapi Nedir?

Uçucu (esansiyel) yağların fiziksel ve ruhsal zindeliğe yardımcı olması için kullanılması, aromaterapi olarak adlandırılıyor. Buna göre aromaterapi, hastalıklara çare bulmaktan ziyade koruyucu veya tamamlayıcı bir yöntem olarak tercih ediliyor. Vücut ve ruhun bir bütün olarak ele alındığı bu yöntemde, organizmada denge sağlanması amaçlanıyor.

Aromaterapi Yağları Nasıl Olur?

Aromaterapinin temelinde esansiyel bitkilerin yer alması nedeniyle bu yöntemin şifalı ot tedavisi olduğu düşünülüyor. Ancak aromaterapi, bazı noktalarda bu tanıma uymuyor. Bu yöntemde kullanılan aracı, kurutulmuş bitkilere kıyasla çok daha konsantre olan yağlar oluşturuyor. Aromaterapiye özel yağlar oldukça yoğun bir kıvamda bulunduğundan, aromaterapi eğitimi almış kişilerce seyreltilerek kullanım gerektiriyor.

Aromaterapi Yağları Nelerdir?

  • Gül yağı

  • Lavanta yağı

  • Yasemin yağı

  • Sandal ağacı yağı

  • Papatya yağı

  • Sardunya yağı

  • Ylang-ylang yağı

  • Ardıç yağı

  • Biberiye yağı

  • Defne yaprağı yağı

  • Ekinezya yağı

  • Clary tohumu yağı

  • Çördük otu yağı

  • Fesleğen yağı

  • Itır yağı

  • Jojoba yağı

  • Nane yağı

  • Kekik yağı

  • Melisa yağı

  • Okaliptüs yağı

  • Vanilya yağı

Hangi yağlar uçucudur?  şeklinde de düşünülebilir. Aromaterapide daha çok gül, lavanta ve yasemin öne çıksa da sandal ağacı, papatya, sardunya ve ylang-ylang gibi çiçekler de sıkça kullanılıyor. Ayrıca ardıç, biberiye, defne, ekinezya, clary tohumu, çördük otu, fesleğen, ıtır, jojoba, nane, kekik, melisa, okaliptüs ve vanilya gibi çok çeşitli bitkilerin yağları da farklı rahatsızlıklara göre tercih ediliyor.

Yukarıdaki listede de yer aldığı üzere aromaterapide sabit, yani taşıyıcı yağ çeşitleri de kullanılabiliyor. Doğal olmalarından dolayı alerji olasılığı dışında yan etkisi görülmeyen bu bitkilerin yağlarının antiseptik, antibakteriyel, anti-stres ve antioksidan olma özellikleriyle birçok sağlık sorununa iyi geldiği paylaşılıyor.

Aromaterapi Faydaları Nelerdir

  • Nörolojik hastalıkların tedavisine yardımcı oluyor.

  • Baş ve vücut ağrılarının hafiflemesine katkı sağlıyor.

  • Onkoloji hastalarında anksiyete ve mide bulantısını önlemede yardımcı bir araç olarak kullanılıyor.

  • Zihnin uyarılmasını ve berraklaştırılmasını sağlıyor.

  • Stres, yorgunluk ve depresyon belirtilerini azaltmaya yardımcı oluyor.

  • Yaraların iyileşmesi ve cildin temizlenmesinde kullanılabiliyor.

  • Solunum yolu enfeksiyonlarının tedavisinde yardımcı bir rol üstleniyor.

  • Şişliklerin ve kas tutulmalarının iyileşmesine destek oluyor.

  • Selülit ve çatlak görünümlerinin hafiflemesini sağlıyor.

  • Sinek ısırıkları ve böcek sokmalarının iyileşmesine katkıda bulunuyor.

  • Deri hastalıklarının tedavisinde yardımcı bir rol üstleniyor.

  • Akne ve sivilcelerin giderilmesine yardımcı oluyor.

  • Kan dolaşımını hızlandırarak hem kardiyovasküler sistemin sağlıklı işlemesine hem de cildin yenilenmesine destek sunuyor.

  • Cildin nemli ve pürüzsüz olmasına yardımcı oluyor.

  • İnce çizgi ve kırışıklıkların önlenmesine katkıda bulunuyor.

  • Sarkmaların toparlanmasını ve cildin sıkılaşmasını sağlıyor.

Aromaterapi Teknikleri Nelerdir?

Aromaterapinin sadece masaj olduğu sanılsa da aromaterapiye dahil edilen daha pek yöntem bulunuyor. Bu yöntemin tüm uygulamaları ise şu şekilde:

Masaj: Kemik, kas ve sinirlere eş zamanlı etki eden bu yöntem teknik hakimiyet gerektiriyor. Bu nedenle aromaterapi masajının, aromaterapi tekniklerine hakim masörler tarafından yapılması gerekiyor.

Kompres: Ağrı, burkulma ve şişme gibi durumlarda sıcak veya soğuk olarak uygulanabilen kompres yöntemi, günümüzde en çok uygulanan tedaviler arasında yer alıyor.

Buğu (İnhalasyon): Çoğunlukla solunum yolu hastalıklarına çözüm sağlamak amacıyla uygulanan bu yöntemde, kaynar suya birkaç damla aromaterapi yağı damlatılıyor. Suyun üstüne doğru başa havlu kapatılarak birkaç dakika boyunca teneffüs ediliyor.

Banyo: Fito balneoloji olarak isimlendirilen özel banyolarda uygulanan bu yöntemde termal veya mineralli sular kullanılarak terapi uygulanıyor.